Kendi Hayatını Kuran Kadının Özgürlüğü ve Beklentileri
- İlan Tarihi: 24 Ağustos 2019 09:31
- İlan Bitiş: Bu ilanin süresi doldu
Açıklama
Hayatın Dümenini Kendim Tuttum
Adım Ecem. Otuz yaşında, bekar ve kendi ayaklarımın üzerinde durmayı tercih eden bir kadınım. Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olduktan sonra kendi avukatlık büromu kurdum. Ofis, adliye, dava dosyaları derken günlerim dolu dolu geçiyor. Ama işin aslı, ben bu koşturmacanın içinde bile kendi alanımı yaratmayı başardım.
Sabahları güne kahvemle başlıyorum. Küçük bir kahvaltıdan sonra 15-30 dakika kardiyo yapmak, günün stresini atmama yardımcı oluyor. Öğle yemeklerini genellikle dışarıda yemek zorunda kalsam da, ev yemeklerini -özellikle sulu yemekleri- özlüyorum. Akşamları ise salata ve çorba ile hafif geçiştiriyorum. Kilo kontrolü benim için önemli çünkü mesleğim gereği sürekli masa başında oturuyorum.
İnsanlar bana sık sık “Yalnız mısın? ” diye soruyor. Aslında yalnız değilim. İki kedim ve bir köpeğimle birlikte yaşıyorum. Hayvanları çok seviyorum; onlar benim sessiz dostlarım. Sosyal hayatım da var elbette. Arkadaşlarımla şarap ya da rakı geceleri düzenliyoruz. Hafta sonları ise doğa yürüyüşleri, sinema, tiyatro ve gurme gezileriyle renklendiriyorum. Ama kalabalıklardan, sokaklardaki cafelerden pek hoşlanmıyorum. Kendi alanımda, kendi ritmimde yaşamayı seviyorum.
Alışveriş Tutkum ve Kişisel Bakım
Vaktimin önemli bir kısmını alışveriş yaparak geçiriyorum. Kadın olmakla ilgili bir klişe gibi görünse de, benim için alışveriş bir terapi gibi. Gurme gıda ürünleri, kişisel bakım malzemeleri ve bitkisel ürünler ilgi alanlarım arasında. Kaliteli zeytinyağları, organik baharatlar, el yapımı sabunlar… Hepsi benim için küçük ama önemli detaylar.
Kişisel bakımım konusunda titizim. Estetik konusunda da önyargım yok; kendini iyi hissetmek için yapılan her şey bence değerli. Ama unutmamak gerekir ki, gerçek güzellik içten gelir. Kendine zaman ayırmak, kendini dinlemek… İşte bunlar benim için olmazsa olmaz.
Erkekler ve Beklentilerim
Genç yaşlarımda erkeklere bağımlı olmanın ne demek olduğunu yaşadım. Balık burcu olmamın da etkisiyle duygusal yanım ağır basıyordu. Ama artık öyle değil. Özgürlüğümü kimseye teslim etmemeye karar verdim. Ailem ve kendim her zaman önceliğim.
“Peki erkekler hayatında hiç yok mu? ” diye sorabilirsiniz. Var elbette. Ama onlarla ilişkilerim benim ihtiyaçlarım doğrultusunda şekilleniyor. Bağımlı değilim, kıskanç değilim. Özgürlüğümün sınırlarını kimse zorlamıyor. Bir erkeğin yanımda olabilmesi için önce manevi olarak benimle aynı frekansta olması gerektiğine inanıyorum.
Hayalimdeki Erkek
Türk erkeklerinden hoşlanıyorum. Ama tabii ki her Türk erkeği değil. Kendi yaşama alanlarına sahip, karakterli, kişisel bakımına özen gösteren bir erkek arıyorum. Uzun boylu ve geniş omuzlu olmasını tercih ediyorum çünkü sarıldığında beni sarmasını istiyorum. Gözüm kapalı güvenebilmeliyim ona; iyi günde kötü günde yanımda hissedebilmeliyim.
Gülüşü beni ısıtmalı, yeri geldiğinde sahip çıkmalı. Ama aynı zamanda kendi alanlarımız olmalı. Bağımsızlığımı korumalıyım. Piyasada böyle bir erkek var mı bilmiyorum ama umut etmekten zarar gelmez. Herkesin hayatına kalbindekini çıkarması dileğiyle…
Hayatı Anlamak ve Yaşamak
Hayat, bir gemi gibi düşünün. Dümen sizin elinizde. Ne kadar sıkarsanız, o kadar yorulursunuz. Sonunda dümen elinizde kalır ama gemiyi yönetmek zorlaşır. Bu yüzden hayatın akışına bırakmak, kendi isteklerimizle yaşamak önemli.
Kariyer, aile, sorumluluklar. Bunlar hiç bitmiyor. Biri biterse, hayat size diğerini sunuyor. Bizim yapmamız gereken, hayatın getirdikleriyle yaşamayı öğrenmek. Seçim şansımız var. Kalbimizin istediğini seçerek, imkanlar dahilinde mutlu olabiliriz.
Ama unutmayın: Hayatın dümenini elinizde tutarken, gemiyi yönetmek sizin elinizde. Yeter ki dengeli olun, kendinizi ihmal etmeyin ve sevdiklerinize zaman ayırın.
.
3186 gösterim, 2 gün
