İlişkilerde Bebekleşme Davranışı: Kadınların Gözünden Erkek Psikolojisi
- İlan Tarihi: 31 Temmuz 2021 09:01
- İlan Bitiş: Bu ilanin süresi doldu
Açıklama
Sevgilimiz Neden “Bebeğimiz” Oluyor.
İlişkilerde yıllar geçtikçe partnerlerimizi bir parçamız gibi görmeye başlıyoruz. Bu durumun arkasında yatan psikoloji aslında oldukça derin. Kadınlar olarak, sağlıklı bir ilişkide her şey ortaklaştıkça sevgilimizi adeta kendi uzantımız gibi algılıyoruz. Zamanla bu algı, annelik içgüdüsüne dönüşebiliyor. Bir arkadaşım vardı, sevgilisine sürekli “küçük bebeğim” diye hitap ederdi. Adam 90 kiloluk, iri yarı bir tipti ama ilişkilerinde tam bir çocuk gibi davranıyordu. İşin ilginç yanı, erkeklerin çoğu bu durumu gizliyor. Dost meclislerinde kabadayı görünürken, sevgililerinin yanında birden bire aşkitoşkom kesiliyorlar. Peki neden böyle oluyor. Bizim gözlemlerimize göre erkekler aslında bilinçaltında hep bir anne figürü arıyor. Büyümekten korktukları için mi, yoksa hayatın yükünü taşımaktan mı kaçınıyorlar? Bilmiyoruz. Ama şu kesin: Gün gelir baba olurlar ve bir anda tüm sorumlulukları üstlenmek zorunda kalırlar.
Erkeklerin Duygusal Dünyası Sandığımızdan Farklı
Kadınların duyguları çok renkliyken, erkekler tek bir duyguya yoğunlaşıyor. Aşk söz konusu olduğunda bu yoğunluk daha da artıyor. Aşık olduklarında uzun süre unutamıyorlar. Ama burada önemli bir soru var: Biz gerçekten erkeklerin annesi olmak zorunda mıyız? Cevap net: Hayır. Yaptıkları hataları kabul etmek zorunda değiliz. Yine de çoğumuz aşık olduğumuzda bu sınırları unutuyoruz. Onların isteklerini yerine getirmek için elimizden geleni yapıyoruz. İlişkiyi kurtarmak adına onları değiştirmeye çalışıyoruz. Beylikdüzü Alımlı Escort]( Beylikdüzü Alımlı Escort
Evlenince durum daha da karmaşıklaşıyor. Kötü bir adama denk gelsek bile “bebek olunca düzelir” diye düşünüyoruz. Hakaretleri, saygısızlıkları sineye çekiyoruz. Bu, her kadının doğasında var. Yuvamızı dağıtmak istemiyoruz. Aldatılsak bile çoğu zaman susup kabulleniyoruz.
Şımarıklık ve Sorumluluk Arasındaki İnce Çizgi
Erkekler bu davranışlarımızdan cesaret alıyor. Şımardıkça şımarıyorlar. “Nasılsa her hatamı kapatıyorlar” düşüncesiyle hareket ediyorlar. Hem karnım doysun hem pastam dursun mantığıyla yaşamaya başlıyorlar. Toplum da bu durumu pekiştiriyor. “Erkektir kızım, sen kadınsın yuvanı dağıtma” sözleriyle karşılaşıyoruz. Tüm suç kadınlara yükleniyor. Oysa annelik içgüdümüz o kadar güçlü ki, önce erkek bebeklerimizi öyle yetiştiriyoruz, sonra da eşlerimize aynı şekilde davranıyoruz. Kendi başımıza sorumluluk alıp her derdi göğüslerken, erkekler hayatlarından memnun. Çünkü onların hayatını düzenleyen birileri hep var. Üstelik bu durumdan o kadar memnunlar ki, yeni arayışlara bile giriyorlar.
İlişkilerde Denge Nasıl Kurulur.
Peki bu kısır döngüden nasıl çıkabiliriz? İşte tecrübelerimizden çıkardığımız bazı ipuçları:
Sınırları net belirlemek: Ne kabul edip ne edemeyeceğimizi açıkça ifade etmeliyiz
Kendimize değer vermek: Kendimizi sürekli feda etmek yerine. kendi ihtiyaçlarımıza da önem vermeliyiz
Erkekleri çocuk yerine koymamak: Onları sorumluluk almaya teşvik etmeliyiz
Hataları görmezden gelmemek: Küçük hataların zamanla büyüyeceğini unutmamalıyız
İletişimin gücünü kullanmak: Duygularımızı açıkça ifade etmek, sorunları büyütmeden çözmemizi sağlar
Son Söz: Kendinizi Unutmayın
Yıllar içinde öğrendiğimiz en önemli şey şu: Kendimizi unutarak başkalarını mutlu edemeyiz. İlişkilerde fedakarlık elbette önemli, ama bu fedakarlık tek taraflı olmamalı. Sağlıklı bir ilişkinin sırrı, iki tarafın da birbirine değer vermesi ve sorumluluk almasıdır. Erkeklerin bebekleşme eğilimini anlamak önemli, ama bu duruma teslim olmak zorunda değiliz. Kendimize olan saygımızı koruyarak, sağlıklı sınırlar çizerek daha dengeli ilişkiler kurabiliriz. Unutmayın, siz de değerlisiniz ve mutlu olmayı hak ediyorsunuz.
1339 gösterim, 1 gün
