İlişkilerde Kadının Gözünden Erkekten Beklenenler: Güven, Saygı ve Duygusal Bağ
- İlan Tarihi: 6 Mart 2019 08:40
- İlan Bitiş: Bu ilanin süresi doldu
Açıklama
İlişkilerde dengeyi sağlamak, her iki tarafın da birbirinden beklentilerini net bir şekilde anlamasıyla başlar. Ben Nilgün, 28 yaşında matematik öğretmeni olarak hem mesleğimde hem de özel hayatımda bu dengeyi kurmanın önemini yıllardır gözlemliyorum. Dört yıllık evliliğim boyunca eşimle yaşadığımız tecrübeler, aslında ilişkilerin temelinde yatan beklentilerin sandığımız kadar karmaşık olmadığını gösterdi. Kadınların erkeklerden bekledikleri, çoğu zaman toplumun zaten erkeklere atfettiği temel özelliklerle örtüşüyor. Peki bu özellikler neler ve neden bu kadar kritik?
Güven: İlişkinin Temel Taşı
Bir ilişkide güven, tıpkı bir binanın temel taşları gibi görünmez ama her şeyin üzerinde yükseldiği unsurdur. Güvenilirlik, sadece sadakatten ibaret değil; tutarlılık, dürüstlük ve sözlerin eyleme dönüşmesi anlamına gelir. Örneğin, bir erkeğin günlük hayatında verdiği sözleri tutmaması, iş yerinde ya da arkadaş çevresinde güvenilir bulunmaması, ilişkide de aynı sorunu doğurur. Kadınlar, partnerlerinin sadece kendilerine değil, hayatın her alanında güvenilir olmasını bekler. Çünkü güven eksikliği, ilişkide sürekli bir endişe ve kontrol ihtiyacı yaratır.
Bizim gözlemlerimize göre, güven sorunu yaşayan çiftlerde kadınlar genellikle duygusal olarak geri çekiliyor. Bu durum, zamanla iletişimsizliğe ve kopuşa yol açıyor. Güven inşa etmek zaman alır, ama bir kez kaybedildiğinde yeniden kazanmak çok daha zor. İşte burası önemli: Güven, sadece büyük ihanetlerle değil, küçük yalanlarla da sarsılabilir. Bir erkeğin partnerine karşı dürüst olması, ilişkideki en değerli yatırımdır.
Sadakat: Kadın İçin Yıkılmaz Bir Kural
Sadakat, kadınlar için ilişkide olmazsa olmaz bir şart. Bir erkeğin sadakatsizliği, sadece duygusal bir yaralanma değil, kadının kendine olan saygısını da zedeleyen bir durum. Sadakatsizlik, kadının partnerine olan inancını tamamen kaybetmesine neden olur. Bizim tecrübelerimizde gördüğümüz kadarıyla, bir kez güvenini kaybeden kadın, bu güveni yeniden kazanmak için çok uzun süre beklemek zorunda kalıyor. Hatta çoğu zaman bu güven hiç geri gelmiyor.
Peki neden sadakat bu kadar önemli? Çünkü kadınlar, ilişkilerini bir ortaklık olarak görür. Bu ortaklıkta her iki tarafın da birbirine bağlı kalması, ilişkinin devamı için şarttır. Sadakatsizlik, bu ortaklığı bir anda yok edebilir. Erkeklerin anlaması gereken şey, sadakatin sadece fiziksel değil, duygusal bir bağlılık da gerektirdiğidir. Başka bir kadına duygusal olarak yakınlaşmak, partnerini önemsememek bile sadakatsizlik olarak algılanabilir.
Değerli Hissetmek: Kadının Duygusal İhtiyacı
Kadınlar, ilişkide kendilerini değerli hissetmek ister. Bu, pahalı hediyelerle ya da abartılı jestlerle değil, partnerinin onlara gerçekten değer vermesiyle sağlanır. Örneğin, bir kadının sevdiği bir şeye partnerinin de önem vermesi, onun için anlamlı bir jesttir. Bu, bir kitap, bir müzik parçası ya da bir alışkanlık olabilir. Önemli olan, partnerin bu detayları fark etmesi ve önemsemesidir.
Kadınların değerli hissetmesi, aynı zamanda partnerlerinin onları dinlemesi ve duygularına saygı duymasıyla da ilgilidir. Bir erkeğin, partnerinin sözünü kesmeden dinlemesi, onun düşüncelerine değer verdiğini gösterir. Bizim yaptığımız gözlemlere göre, kadınlar en çok partnerlerinin kendilerini anlamadığını hissettiklerinde geri çekiliyor. Bu da zamanla iletişimsizliğe ve uzaklaşmaya neden oluyor.
Romantizm: Küçük Dokunuşların Büyük Etkisi
Romantizm, ilişkilerde genellikle göz ardı edilen ama aslında kadınlar için çok önemli bir unsur. Romantik olmak, sadece özel günleri hatırlamakla sınırlı değil. Günlük hayatta yapılan küçük jestler, bir kadının partnerine olan bağlılığını pekiştirir. Örneğin, bir erkeğin partnerinin sevdiği bir yemeği yapması, onun için bir sürpriz planlaması ya da sadece elini tutarak yürümesi, romantizmin bir parçasıdır.
Kadınlar, partnerlerinin bu küçük detayları fark etmesini ve önemsemesini bekler. Özel günlerin hatırlanması, kadınların gözünde partnerlerinin değerini artırır. Ama unutulmaması gereken bir şey var: Romantizm, sadece özel günlerle sınırlı değil. Günlük hayatta yapılan küçük dokunuşlar, ilişkinin canlı kalmasını sağlar. Bizim tecrübelerimize göre, romantizmi ihmal eden çiftler, zamanla birbirlerinden uzaklaşıyor ve ilişkileri sıradanlaşıyor.
Destek ve Güç: Kadının Yanında Olmak
Kadınlar, partnerlerinin yanlarında güçlü durmasını ve onlara destek olmasını bekler. Bu, fiziksel güçten çok, duygusal bir destek anlamına gelir. Kadınlar, hayatın zorlukları karşısında partnerlerinin kendilerini yalnız bırakmayacağını bilmek ister. Örneğin, bir kadının iş yerinde stresli bir gün geçirmesi durumunda, partnerinin onu dinlemesi ve desteklemesi, ilişki için çok değerlidir.
Erkeklerin anlaması gereken şey, kadınların korunma ihtiyacının sadece fiziksel değil, duygusal olduğudur. Kadınlar, partnerlerinin kendilerini anlamasını ve duygusal olarak yanlarında olmasını bekler. Bu destek, kadınların kendilerini güvende hissetmelerini sağlar. Bizim gözlemlerimize göre, duygusal desteği eksik olan ilişkilerde kadınlar, partnerlerinden uzaklaşma eğilimi gösteriyor.
İlişkilerde dengeyi sağlamak, her iki tarafın da birbirinin beklentilerini anlaması ve bu beklentilere cevap vermesiyle mümkün. Kadınların erkeklerden bekledikleri, aslında ilişkilerin sağlıklı bir şekilde devam etmesi için gerekli olan temel özellikler. Güven, sadakat, değerli hissetmek, romantizm ve destek, bir ilişkinin olmazsa olmazları. Bu unsurlar eksik olduğunda, ilişkilerde sorunlar kaçınılmaz hale gelir. Erkeklerin bu beklentileri anlaması ve partnerlerine karşı duyarlı olması, ilişkilerin uzun ömürlü olmasını sağlar.
.
2627 gösterim, 1 gün
